Röportaj: Mert Kaptan {Interview with Mert Kaptan}

Komite üyemiz Mert Kaptan ile birlikte yapılan röportajı yayınlıyoruz. ERP seçim sürecini ve değerlendirmeyi komitemizle birlikte yürüten Mert Kaptan süreçle ilgili de bilgi verdi.
                                   
Flexi Force Kapı Donanımları A.Ş.
Genel Md. Mert Kaptan
1. Bize Assa Abloy’u tanıtır mısınız?
Faaliyet Alanları? 
Assa Abloy (AA), temel iş alanı olarak kilitçilikten gelen bir Finlandiya ve İsveç firmasının birleşmesiyle ortaya çıkmış 100% halka arz edilmiş bir grup: Hızla büyüyerek Multlock gibi markaları almışlar, sonra entegrasyon geçiş sistemlerine doğru ilerlemiş ve bugün bünyesinde her türlü yaya - endüstriyel geçiş sistemini barındıran 4,5 milyar USD'lik bir ciroya ulaşmış durumda. Halen pazarda marka satın alarak  büyümeye devam ediyorlar.


Lokasyonları? 
Dünyadaki tüm gelişmiş pazarlarda yaygın olarak kullanımda. Ama gelişmekte olan ülkelerde yeni yeni şirket açıyor, bizzat yerleşiyor. 
Türkiye’ye ne zaman geldi? 
Türkiye'de 2,5 sene önce Besam markası ile yaya geçişine yönelik faaliyetler başladı. bu sene Crawford ile endüstriyel kapılara hitap ediliyor. AA'u Türkiye’nin önde gelen beyaz eşya ve ev elektroniği üreticisi bir Holding gibi düşünürsek aynı çatı altında pek çok markaları ve bir de o markalara imalat yapan firmaları var. Şimdi kurmakta olduğumuz Flexi Force Kapı Donanımları AŞ, endüstriyel kapılar için donanım sağlamaktadır. Farklı olan, piyasadaki tüm büyük oyunculara da ürün veren bir yapısının olmasıdır.


2.Assa Abloy’da ERP'nin önemi nedir?
Büyümek ve markalaşmak isteyen her işletme için şart mı ERP?  
Şirketi idare etmeyi rallide bir araç kullanmaya benzetirsek yolun durumuna göre direksiyon ve gaz/fren pedallarının kontrolü yönetim kurulunda olur. Fakat şoförün doğru kararlar vererek aracı iyi kullanabilmesi için önünde iyi bir kumanda tablosu ve yardımcı pilot gerekir. ERP, tam bu noktada bu görevi üstlenir. Düşünsenize araçta yakıtı, hidrolik basıncını, frenleri, motor devrini vs.'yi her dakika ölçmeniz gerekse ne kadar hızlı gidebilirsiniz? Normal trafikte bile aklınızı toplamanız zor olur. Sürekli para hesabı yapan bizim minibüs şoförleri gibi oluruz.
ERP'nin kurumsallaşmaya etkisi hakkında neler söylemek istersiniz? 
Kurumsallaşma şirketin reflekslerinin tanımlanmasıdır. Tıpkı bir robot yaptığınızda tanımlamanız gerektiği gibi. Dolayısı ile kararlar mümkün olduğunca bir kişinin keyfine ve ruh haline dayalı olmaz. Yapı büyüdükçe patronlar için bu bir zorunluluktur zaten çünkü her şeye yetişemezsiniz. Ancak suistimaller de başlayınca işin içine bir de denetim kısmı girer. Herkesin işleri menfaat sağlamadan yaptığına nasıl emin olacaksınız? İşte bu yapıyı da ancak ERP ve elektronik şablonları / denetlemeleri ile kurabilirsiniz. optimum olan, yapı çok büyümeden daha kobi iken bu işin temelini atıp ağacı yaşken eğmek.. Çünkü bu bir kültür (yaşam şekli). Birden teknoloji transferi gibi de kurumsallık transferi olmuyor. O zaman da pahalı bir icra kurulu ile bu kültüre vakıf adamlar tutuyorsunuz. Sık sık da sirküle ediyorsunuz. Astarı yüzünden pahalıya geliyor.
Şirketler ERP uygulamasında başarılı olmak için nelere dikkat etmeleri gerekiyor? 
Önce kavramlar oturmuş olmalı. Kurumsallaşma deyince şirkette her kafada başka bir imaj, başka bir tanım uyanmamalı. Patronluk (hesap soran) ile (hesap veren) profesyonel yöneticiliğin kurduğu ilişkinin sistematiği olmalı.
Sonra niyet belli olmalı. Hedef elbette hedeflerine rakiplerinden daha iyi şekilde ulaşan, risklere karşı takipte bir şirket yaratarak rekabet gücünü arttırmak. Hedeflerle yönetimi ve risk takibi olmayan bir şirketin ERP gereksinimi de olmaz.
Son olarak da profesyonel yönetim araçları olmalı. Yöneticilerimiz en iyi metotlarla, dünyadaki en son anlayışlar doğrultusunda çalışmalı. 
ERP uygulayıp başarısız olan şirketler nerelerde hata yapıyor? (Sizin bu konudaki görüşlerinizi alabilir miyiz.) 
Bizde şirketlere pek kalıcı olma gözü ile bakılmıyor. Günü kurtarma amacı ile hareket ediliyor. Patronlarımızın 90'lardaki elektronik devrim ile yaşanan geçiş dönemi öncesinde eski eğitim sisteminden olmalarının da payı büyük, tüccarlık kökenimizin zayıf olmasından da. Patron&aile şirketlerinin %95'i 3.kuşağı geçemiyor. Ne zaman ki bunu değiştirmek isteriz, o zaman ERP uygulamalarında başarı artar.. 


3. ERP Seçiminizde ERP Komitesinden nasıl bir destek aldınız? 
Kaç Komite üyesi firmadan  teklif aldınız?                                                                              
Tercih ettiğimiz üç alternatif teknolojideki Komite üyesi firmalarla ile görüştük.                                  
Hızlı geri dönüş sağlandı mı?                                                                          
Mükemmel… Herkes aynı kafa yapısında olunca ve işi bilenlerle çalışınca her şey güzel ve hızlı gelişti.
Objektif ve yararlı bilgiler verildiğini düşünüyor musunuz?                                     
Öncelikle, hepimiz doğru olanı yapma peşindeyiz.                                                                
Komite hizmetlerini nasıl değerlendirirsiniz?                                                                       
Ben masanın etrafında 4 rol / koltuk varsa 4'ünde de oturmuş bir kişiyim. Koordinasyon için elimden geleni yaparım. Genel itibariyle objektif ve hızlı geri dönüşler aldığımızı belirtmek isterim.


4.Sizi kısaca tanıyabilir miyiz?
1974 İstanbul doğumluyum. İstanbul Teknik Üniversitesi Endüstri Mühendisliği'ni bitirip Boğaziçi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği'nde yüksek lisansımı tamamladım.
Koç Holding'te Yönetici olarak Yetiştirilecek Personel olarak başladığım ilk işimde, Otosan'da  Ford'a dönüşümü izleme şansım oldu. Önemli tecrübeler elde ettim. Ayrıca 1,5 ay süren ve o zamana dek sadece 40 kişiye verilmiş olan bir danışmanlık eğitimi aldım. Holding içerisinde pek çok şirkette uygulamalar yaptık.
Sonra, Üzeyir Garih'in kitabında da anlattığı gibi benim okullu ve bilimsel yaklaşımıma ihtiyaç duyan bir girişimci buldum. Uzun sureli bir bölünmüş patronluk/CEO'luk sistemi kurduk. Nuhoğlu ailesi ile kurulan bir şirket 5 şirketlik büyük bir kampuse dönüştü.
Daha sonra bir çok şirkette danışmanlık projeleri içinde yer aldım. Pek çok değişik sektöre girip tecrübemi arttırdım. Bu projeleriçinde Yıldız Holding - Boydak Holding, Ulusoy Lojistik, Dimes, Karmod gibi şirketler var.
Hekim Holding'te Genel Müdür'lüğe geri dönüş yaptım.
Şu anda AssaAbloy'un Türkiye'deki yatırımı FlexiForce -Turkey- Genel Müdürülüğü'nü üstlenmiş durumdayım.
Tüm bu süreçler zarfında öğrendiklerim doğrultusunda Eisenhower'ın liderlik örneğini pek severim:
Masasının üzerine bir sarımlık ip koyar ve etrafındakilere dönüp şöyle dermiş:
"Görüyor musunuz? İtiyorum ve hiçbir şekilde ilerlemiyor. Ama bakın, ucundan tutup çekince nasıl da tümü beni izliyor".